Fransızca Planlamada

0TL.

Pera Dil Akademi

0282 654 29 29

Mevsim Buketi

0TL.

Çiçek Evi

Tavuk İskender

10.00TL.

Diyar Döner

282 652 26 23

Mustafa AYDINLI

Mustafa AYDINLI 1956 Kertme Köyü/Çorum doğumlu çifçi bir ailenin oğlu olup ilkokulu doğduğu köyde, Ortaokulu ve Endüstri Meslek Lisesi Elektrik Bölümünü Çorum’da, Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Elektrik Bölümü Öğretmenliğini Ankara’da bitirerek. Sungurlu, Çorum Merkez Endüstri Meslek Lisesin de Elektrik Bölüm Öğretmenliği, Saray/Tekirdağ Endüstri Meslek Lisesin de Bölüm Şefi (1982-92) ve Çorlu M. R. Uzel Endüstri Meslek Lisesin de Elektrik bölüm öğretmeni olarak görev yaptı. (1992-2004) Aynı okuldan emekli oldu. Mustafa AYDINLI Uzun yıllar halk şiiri türünde yazdığı şiirleri KEŞİŞ DAĞI adlı eserinde topladı, bazı gazete ve dergilerde öyküleri yayınlandı, Yine yerel gazetelerde köşe yazarlığı yapıyor. Makale ve ağırlıklı denemelerinden oluşan eserlerini YARIN, BİR ÜLKE DÜŞÜNÜN adlı kitaplarında topladı. Yayına hazır üç eseri daha bulunmakta. Evli, İkisi kız üç çocuk babası olan yazar, Çorlu’da yaşamaktadır.
Eğitimci- şair ve yazar
Yazara Mesaj Yaz
Bu Bölümde Yazılan Yazıların Sorumluluğu Yazarlara Aittir
Eğitimde Başarı Durumu  07.07.2019   (49) Okunma
Milli Eğitim Bakanlığı, öğrenci, öğretmen ve okul özelliklerinin belirlenmesi amacıyla Türkiye genelinde binlerce 4´üncü ve 8´inci sınıf öğrencisine yönelik yapılan Akademik Becerilerin İzlenmesi ve Değerlendirilmesi (ABİDE) eğitim araştırmasının veri analizlerini açıkladı. Rapora göre 8´inci sınıftaki öğrencilerin yüzde 85.8´si orta ve alt, yüzde 53´ü ise temel ve temel altı düzeyde matematik bilgisine sahip. Yüzde 16,4’ü, dört işlem sorularını çözemiyor, basit hesaplamalar yapamıyor.

Türkçe’de ise öğrencilerin yüzde 66,1’i orta düzey ve altında bu öğrenciler, deyimleri, atasözlerini, hiciv ve nüktelerdeki mesajları anlayamıyor. Neden-sonuç ilişkisi kuramıyor.

Fen bilimlerinde öğrencilerin yüzde 86’sı, sosyal bilimlerde yüzde 65, 3’ü orta ve alt düzeyde. Yüzde 39, 8’i vücuttaki organların görevini bilmiyor, her 4 öğrenciden biri harita okuyamıyor iki farklı olay arasında bağ kuramıyor.

İlkokul 4. Sınıfların raporunda da benzer sonuçlar yer alıyor. Türkçe’de öğrencilerin yüzde 27,9’u, matematikte yüzde 39,9’u, fen bilimlerinde yüzde 37,5´i ve sosyal bilgilerde yüzde 29, 7’si temel ve temel altı seviyede.

Eğitim de geleceğe güvenle bakabilmemiz için umut veren bir taplo yok. Öğrencilerimiz ana dilleri Türkçe’yi hakkını vererek konuşamıyor. Hiciv nükteyi anlıyamıyor, neden ve sonuç ilişkisi kuramıyor. Yaşamın gereği ve gerçeği olan matematikte dört işlem sorularını çözemiyor. Basit hesapları yapamıyor. Çoğu öğrencimiz vucudundaki organların görevini bilmezken, harita okuyamıyor. Kısacası seviyesine göre fen, bilim, matematik, Türkçe bilgilerinden yoksun. Beklenenin çok çok altında.

Buraya nasıl gelindi, mevcut iktidar döneminde sayısız bakan değişimi, her bakan değişimin de müfredat proğramı sil baştan. Yaz boz tahtasına döndü. Eğitimde 4+4+4 garabeti, eğitimde pedogojik ve evrensel değerler yerine, ideolojik yaklaşımların ön plana çıkarılması. Başarısızlığı tetikleyen unsurlar hız kesmiyor. Dikkat edilirse daha geçtiğimiz mayıs ayında, Türk Dili ve Edebiyatı ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi bütün sınıflarda ortak ders olurken, matematik ve fen bilimleri ise isteğe bağlı seçilecek ders haline getirildi.

İyi bir eğitim için öncelikle öğretmenlik mesleğinin itibar ve kalite kazanması gerekir. Fiziki şartların, alt yapının oluşması, müsbet bilimlere önem verip özen gösterilmesi, en önemlisi toplumsal çıkarların kişisel ve ideolojik çıkarların önüne geçmesi. Liyakat sahibi kişilerin yönetim mevkiinde olması ve daha pek çok önemli konu dururken, ne yazıkki milli eğitimimiz bu dönemde de dini vakıf ve cemaatlerle protokol imzalamakla mesgül.

Sözü 1926 yılı Milli Eğitim Bakanı Rahmetli M. Necati Beyin bir anısı ile bağlamak istiyorum. M. Necati Bey yeni yapılacak ortaöğretim öğretmen okulu için, o dönemin Maliye Bakanı Hasan Saka’ya gider ek bütçe ister. Hasan Saka bütce dışına çıkamayacağını devletin kuruş hesabı ile yürüdüğünü söyler. M. Necati Bey Der ki “Ben Milli Eğitim Bakanıyım. Görevim okul açmaktır. Açamazsam ayrılırım, yapabilen gelir. Siz Maliye bakanısınız. Göreviniz para bulmaktır, bulamazsanız siz ayrılırsınız, bulabilen gelir.” Bu söz Hasan Saka’nın yüreğine oturur. Sonunda parayı bulur ve okul yapılır.

Sonuç olarak bize bir M. Necati Bey ve Bir Hasan Saka lazım sanıyorum. Başarıyı yakalamak için.

YAZANLAR

  Nizamettin GÜMÜŞ
  Feray KARAGÖZ
  Cenab ERSÖZ
  Mustafa AYDINLI
  Nejdet KÜLÜNK
  Atıf MUTLU
  Murat SEVGİ
  Hüseyin KARADENİZ
  Gülgün KEÇECİ
  Zaim ERKEN
  Erdal ÖZCAN
  Doğan GÜNEŞ
  Gülbin PEKEL

SON BEŞ YAZI

  Eğitimde Başarı Durumu
  Yiten Değerlerimiz
  Mesajlarım Doğru Alındı mı?
  Çabuk Yazlık Lezzetler
  Naftalinli Kurabiye

Fransızca Planlamada

Kişi  0 TL.

Pera Dil Akademi

0282 654 29 29

Mevsim Buketi

Adet  0 TL.

Çiçek Evi

Tavuk İskender

Adet  10.00 TL.

Diyar Döner

282 652 26 23

Göbek Salata

Adet  7.00 TL.

Şanlı Urfa Kebap

282 651 87 77

Tombik

Adet  12.00 TL.

Şanlı Urfa Kebap

282 651 87 77

Fındık Lahmacun

Adet  6.00 TL.

Şanlı Urfa Kebap

282 651 87 77