Baklava

0TL.

Göçmen Baklavacım

282 654 74 09

Sebzeli Misket

0TL.

İstanbul Çorba

0553 854 5959

Bulgarca Planlamada

0TL.

Pera Dil Akademi

0282 654 29 29

İsmail ÖZTÜRK

İsmail ÖZTÜRK ergene esenler mah. doğumlu olan İsmail öztürk 23 aralık 1984 tarihinde dünyaya gelmiştir. sırası ile çorlu cumhuriyet İlkokulu, cumhuriyet ortaokuku ve m.r.uzel end. mes
İşçi
Yazara Mesaj Yaz
Bu Bölümde Yazılan Yazıların Sorumluluğu Yazarlara Aittir
Tesadüf  17.08.2020   (282) Okunma
Gecenin sessizliğinde sokak lambalarının aydınlattığı dar kaldırımlar üzerinde, ellerini

halk pazarından aldığı mevsimlik yeleğinin ceplerine sokmuş vaziyette yavaş yavaş yürüyordu.

Tek başına uzun yürüyüşler yapmayı severdi. Şehrin merkezine yaklaştıkça hareketlilik de artıyordu. Cadde üzerinde sağlı sollu rengarenk tabelaların ışıklarıyla aydınlanan büyük mağazalar, restaurantlar, iş merkezleri... Herkes hayatın koşuşturmacası içerisinde bir yerlere ve bir şeylere yetişebilmenin çabasındaydı. Giyim mağazalarında insanlar çıldırmışcasına alışveriş yapmaktaydı. Kasa kuyrukları mağazalardan sokaklara taşmaktaydı. Arda´nın yürüyüşü başlayalı bır hayli zaman olmuştu. Şehrin merkezindeki kalabalık da zamanla seyrelmeye başlamıştı. Arda da yavaş yavaş katettiği uzunca mesafeden dolayı yorulmaya başladı. Biraz daha sağa sola bakınıp etrafı ve insanları gözlemledikten sonra, önünden geçmekte olduğu kafeteryanın içerisine girdi. Kısa bir süre mekanı inceledikten sonra yakınında bulunan kırmızı renkli masaya oturdu. Az sonra bir garson geldi ve masanın üzerine menü bırakıp gitti. Arda menüyü incelemeye başladı. Oldukça zengin çeşit vardı. Farklı farklı sıcak ve soğuk içecekler, tatlı ve tuzlu yiyecekler... Garson tekrar geldi ve sordu:

-Ne arzu edersiniz efendim?

Arda kısa bir süre düşünüp cevap verdi:

-Sadece çay istiyorum.

Garson elinde bulunan adisyona bir çay işaretleyip masaya bıraktı ve siparişi getirmek

üzere ayrıldı. Bir süre sonra çay geldi. Arda çayın tadını beğenmişti. Çayını yudumlamaya devam ederken içeriye bir grup arkadaşı ile birlikte Yaren girdi. Arda için bundan daha güzel bir tesadüf olamazdı. Yaren, Arda ile göz göze geldikten sonra, Arda´nın oturduğu masanın çaprazındaki masaya oturdu. Yüzleri birbirine dönük pozisyondaydı. Arda için Yaren mekana girdikten ve göz göze gelmelerinden sonra zaman durdu sanki! Yaren başını hafifçe öne eğerek Arda´ya selam verdi. Arda da buna karşılık gülümsedi. Yaren ve arkadaşları derin bir sohbete dalmıştı. Ara ara arda ile göz göze geliyorlardı. Bir ara uzunca bir bakışma geçti aralarında. İşte o an Arda tabiri mümkün olmayan hisler içerisine girdi. Sadece Yaren´e odaklanmıştı. Yaren dışında hiçbir şeyi algılayamıyordu. Adeta mekanda sanki bir o, bir de Yaren vardı. Arda´nın çayının bittiğini gören garson tekrar masaya geldi ve sordu:

-Bir çay daha alır mısınız?

Garson bir süre bekledi ancak cevap gelmedi. Bekleyişi kısa bir süre daha devam etti

ve tekrar sordu:

- Başka bir isteğiniz var mı?

Ancak Arda´dan yine cevap gelmedi. Garson tam uzaklaşacakken Arda onu farketti.

-Özür dilerim duymadım, bir çay daha alabilirim.

Garson adisyona bir çay daha ekleyerek masadan uzaklaştı. Arda ile Yaren geçmişte

aynı lisede öğrenciydiler. Daha okulun ilk aylarında farketmişti Yaren´i Arda... Ancak Yaren o kadar güzel bir kız idi ki Arda ona hislerini söyleyebilme cesaretini hiçbir zaman bulamamıştı kendinde. Bir de Yaren´in lisenin en başarılı öğrencileri arasında yer alması onu Arda için daha da ulaşılmaz bir kişiliğe dönüştürmekteydi. Arda da lisenin başarılı öğrencileri arasındaydı ve dönem dönem gerçekleştirdiği sosyal ve kültürel faaliyetler ile adından söz ettirmeyi başarıyordu. Velhasıl Arda da Yaren de birbirlerinden hoşlanmalarına rağmen duygu ve düşüncelerini birbirlerine açacak cesareti kendilerinde bulamamışlardı.

Arda bir ara lavaboya gitti. Geri dönüp yerine oturduğunda bir baktı ki Yaren yerinde

değil! İçine bir anda tarifi mümkün olmayan bir hüzün çöktü. Sağ elini çenesinin altına koymuş bilinçsizce dalgın dalgın bakınırken garson Arda´nın siparişini getirmek üzere masaya yaklaştı ve iki çay bıraktı. Masasına iki adet çay gelmesine bir anlam veremeyen Arda garsona doğru baktı ve sordu:

-Pardon ben bir çay istemiştim. Neden iki çay getirdiniz?

Garson henüz cevabını verememişti ki arkadan bir ses geldi:

-Diğerini kendime söyledim. Sakıncası yoksa masana oturabilir miyim?

Arda arkasına döndü ve heyecandan şoka girmişcesine dona kaldı. Çünkü arkasındaki

Yaren´in ta kendisiydi. Yren masaya doğru yürümeye devam etti, oturmadan önce elini uzattı, Arda ise bu sırada hala şoktan çıkamamış bir psikolojide elini uzattı. Hala şokta idi çünkü bu yüreğinin derinliklerinde varlığını sürdürmeye devam eden, geçmişteki en büyük keşkesiydi. Tam karşısındaydı. İnanılır gibi değildi. Oysa ki Arda o gece sık sık yaptığı gibi evinden çıkmış, şehrin merkezine doğru yürüyüşüne başlamıştı ve sonunda da bir iki çay içip evine dönecekti. Böyle hoş bir sürpriz ile karşılaşacağı aklının ucundan bile geçmezdi.

Birbirlerini görmeyeli birkaç yıl olmuştu. İkisi de farklı şehirlerde Üniversite

tahsillerine devam etmişlerdi. Arda uzunca bir süre dikkatlice baktı Yaren´e... Bir süre sonra aralarında hoş bir sohbet başladı.

-Hiç beklemedşğim bir karşılaşma oldu. Akşamları aklım estikçe yürüyüşe çıkarım, sonrasında arkadaşlarımla yapacağım bir programım yoksa evime dönerim. Ama bu gece tesadüfen bu mekana girdim ve ardından arkadaşların ile sen geldin. O kadar sevindim ki nlatamam.Yasemin de aynı memnuniyeti dile getirerek:

- Birbirimizi görmeyeli uzun zaman oldu. İnan ki ben de çok memnun oldum. Seni görmek çok hoş bir tesadüf.(Gülümseyerek):

- Doğrusu geldim masana pat diye oturdum. Hiç sormadım zamanın var mı diye... Aslına bakarsan benim de çok zamanım yok. Arkadaşlarımla öylesine sohbete gelmiştik. Eğer senin için de uygun olursa daha müsait bir zamanda burada veya başka bir yerde buluşup uzunca sohbet etmek isterim.

Arda, Yaren´in gitmek zorunda olmasına üzülmüş, tekrar görüşmek istemesine ise çok

sevinmişti. Eğer o an sohbete devam etselerdi belki de çok kısa sürecekti ve geçmişte olduğu gibi söylemek istediklerini dile getirme cesaretini yine gösteremeyecekti. Aldığı bu tekrar görüşme talebinden duyduğu sevinç ve memnuniyet ile:

- Ne zaman nerede istersen... Benimle tekrar görüşmek istemen yaşadığım ikinci büyük sürpriz oldu bu gece...

Arkadaşları Yaren´e seslenerek gitmeleri gerektiğini dile getirdiler. Arda ve Yaren

birbirlerinin telefon numaralarını alarak birkaç gün sonra tekrar görüşmek üzere sözleştiler. Yaren ve arkadaşları mekandan ayrıldı, Arda ise bir süre daha mekanda kaldı. Yıllardır ona hayranlığını ve hislerini paylaşamamanın verdiği pişmanlık hala taptaze duruyorken yüreğinde birden karşısına çıkmıştı Yaren! Bir süre sonra yüzünde tatlı bir tebessüm oluşmuş şekilde Arda da mekandan ayrıldı. Evine ulaşana kadar hissettiği tarifsiz mutluluk ve yüreğindeki sevinç paha biçilemezdi. Evine vardığı gibi yatağına uzandı. Gözüne bir türlü uyku girmiyordu. Ona söylemek istediği o kadar çok şey vardı ki...

Ertesi gün öğleden sonra uygun bir zamanda ve mekanda tekrar buluşmaya karar

verdiler. Aslında bu olan biten şeyler geçmişle yüzleşmek için ellerine geçen bir fırsattı onlar için. Ya bu fırsatı iyi değerlendireceklerdi ya da geçmişten bir iki sohbet edip ikisi de yoluna kaldığı yerden devam

edecekti.

Arda keşkelrinin tümünü yüreğine koymuş, kararlı bir şekilde buluşacakları mekana

geldi. Geçmişte söylemek isteyip de söyleyemediği ne varsa dile getirecekti. Zaten bu hesapta olmayan bir durumdu. Tesadüfen karşılaşmışlardı. Söyleyeceklerine ilgisiz kalsa ne olurdu ki? En azından keşkeleri son bulacaktı. Bu fırsat bir daha eline geçmeyecekti. Üzerine gayet sıradan , gündelik bir şeyler giymişti. Füme rengi bir kot pantalon, üzerine de bordo renk ve siyah kareli bir gömlek.. Az sonra Yaren de mekana geldi. Onun kıyafetleri ise daha resmiydi. Üzerine tam oturmuş turkuaz mavisi bir elbise, kirli beyaz renkli parlak deri ayakkabılar ve aynı renk tonuna yakın renk askısız bir el çantası... Arda kendini biraz mahçup hissetti ama bir taraftan da hayranlıkla Yaren´i izliyordu.

Sonunda Yaren´i karşısına oturttu ve başladı anlatmaya. Kaçırdığı trenin son vagonuna

yetişmeye çalışır bir tavır içerisindeydi. Cümleleri net ve kararlıydı. Yüreğinde yıllarca biriktirdikleri söz olup akmaya başladı. Arka arkaya sıralıyordu cümlelerini... Yaren ise sadece dinliyordu. Ölmek üzere olam bir balığın son çırpınışları gibi çaresizce aşkını anlatıyordu Arda. Yaren dinliyordu ama ne cevap vereceğini bilmiyordu. Çok üzülmüştü. Arda´nın cümleleri aynı kararlılık ile devam etmekteydi. O kadar güzel şeyler söylüyordu ki her cümle karşısında Yaren biraz daha mahcup oluyordu, Arda´nın sevgi sözcüklerine karşılık kendini daha da çaresiz hissediyordu. Sonunda Arda söylemek istediği her şeyi dile getirmişti. Yaren´in gözlerinin içine bakıyordu. Acaba bu anlattıklarına karşılık Yaren ne tepki verecekti? Hayatı boyunca bu kadar heyecanlanmamıştı. Masada bir süre sessizlik hakim oldu. Arda bunları dile getirebilmek için yıllarca beklemişti. Yaren´in vereceği cevabı duymak için biraz daha beklese ne kaybederdi ki? Çok kısa bir süre sonra bekleyişi sona erdi ve Yaren konuşmasına şu tek kelime ile başladı:

-Üzgünüm...

Bir anda masada soğuk rüzgarlar esmeye başladı. Arda´nın korktuğu başına gelmişti.

Üzerine bir öküz oturmuşcasına sandalyeye adeta gömüldü kaldı. Bu tek kelime bile onu çok üzmeye yetmişti. Yaren konuşmasına devam etti:

-Hayatım boyunca tanıdığım ebe değerli, en başarılı insanlardan birisin. İtiraf etmeliyim ki geçmişten beri gelen ve hala tazeliğini koruyan bu hayranlık hatta emin olamasam da belki de aşk karşısında etkilenmemek içten değil... Ama ben hiçbir zaman sana aynı hisleri beslemedim ki! Elimde olmadan seni üzdüğümün farkındayım.

Yaren de bu duruma çok üzülmüştü. Aslına bakılırsa biraz da korkusuna yenik düşmüştü.

Arda´nın sevgisi yüreğinde yıllarca damla damla birikerek kocaman bir aşk ırmağına dönüşmüştü. Bu ırmağın akışını engelleyen tek set Yaren´in kendisi idi. Arda´nın hislerine benzer bir karşılık vermesi durumunda setin arkasındaki bu aşk ırmağı kocaman bir sevgi seline dönüşecekti. İşte bu sevgi selinde boğulmaktan korkmuştu Yaren!!! Adı konmamış olsa da yıllardır farkında olunulan bu sevginin yıllar sonra aniden gündeme gelmesive çok hızlı gelişmesi de tedirgin olmasının diğer sebeplerindendi. Olup bitenler karşısında Arda sessizliğini bozmadı. Ne kadar üzgün olduğu yüzünden okunuyordu. Yaren olan bitene son noktayı koymalıydı:

-Arda, inan ki benim için çok değerlisin. Bana karşı hep içinde bir sevgi beslediğini biliyordum ama bu boyutta olduğunu tahmin bile edemezdim. Buna karşılık seninle aynı hisleri paylaşmıyorum. Yıllar sonra karşılaşmamızın ardından bu hislerinden tamamiyle haberdar olsam da yine de iyi iki arkadaş, iyi iki dost olabiliriz. Seni de üzmemek adına yapabileceğim ve benim de samimiyetle olabileceğine inandığım tek şey budur. Benden daha fazlasını lütfen bekleme.. Numaram sende var. İstediğin zaman arayabilirsin. Bu dediklerimi bana kırılmadan ve empati kurmaya çalışarak lütfen iyice düşün. Şimdi gitmeliyim. Sevdiğim

bir arkadaşım olarak aramanı canı gönülden bekliyorum. Hoşçakal...

Yaren kalktı ve gitti. Arda arkasından bakakaldı. İki arada bir derede kalmak deikleri bu

olsa gerek diye düşündü. Hüzün ve mutluluk arasında bir gel git yaşıyordu. Aşkı karşılıksız kalmıştı. İki iyi dost olabilmek için çaba sarfetmeli miydi? İnsan sevdiği kişi ile nasıl arkadaş olabilirdi? Buna karşılık Yaren´e yakın olabilmenin tek yolu da buydu. Dün akşama kadar onu görebilme ihtimali biel yoktu. Şimsi ise en azından keşkeleri sona ermişti. Yıllardır söylemek istediği her şeyi anlatabilmişti ve artık istediği zaman ona ualaşabilme imkanı vardı. Arlarındaki mesafe sadece bir telefon kadardı. Belki de olması gereken buydu. Aklında oluşan binlerce soru işareti arasında Yaren tarafından teklif edilen dost olmanın çabası içerisine girip girmemek arasında kararsız kaldı. Bunu aceleye getirmeden geniş bir zamanda uzun uzun düşünmeye karar verdi. Bu andan itibaren aralarında herhangi bir bağ olup olmaması tamamen ona bağlıydı. Birbirlerini tekrar görebilmek, iletişim kurabilmek adına hiçbir çabaları olmamış bu iki kişiyi bir araya getiren şey sadece tatlı bir tesadüftü...

YAZANLAR

  Gülşah YEMİŞÇİOĞLU
  Gülden ADIGÜZEL
  İsmail ÖZTÜRK
  Müjdat UYSALCAN
  Hülya PERİN
  Mehmet Taylan KOÇER
  Ercan KILIÇLI
  Nizamettin GÜMÜŞ
  Feray KARAGÖZ
  Mustafa AYDINLI
  Atıf MUTLU
  Murat SEVGİ
  Gülgün PALA KEÇECİ
  Gülbin PEKEL

SON BEŞ YAZI

  YİTİK
  DOSTLUĞUMUZ PEKİŞİYOR
  DOSTUM ve KIYMALI YUMURTA
  Tarihi Günlerden Geçiyoruz
  Tutunacak Dal Arama Aslında O Ağaç Sensin

Baklava

Kilo  0 TL.

Göçmen Baklavacım

282 654 74 09

Sebzeli Misket

Adet  0 TL.

İstanbul Çorba

0553 854 5959

Bulgarca Planlamada

Kişi  0 TL.

Pera Dil Akademi

0282 654 29 29

Tavuk İskender

Adet  0 TL.

Diyar Döner

535 966 07 83

Tavuk Bonfile

Adet  0 TL.

Birtat Köfte

282 651 78 78

Baskılı Para Tabağı

Adet  0 TL.

DijiMed Promosyon

0282 65 112 65